mezar bile kabul etmez

mezar bile kabul etmez

başlık içinde ara
  1. kötü birinin vefatında söylenen ve hoşnutsuzluk, alçaltma ve hakaret içeren deyim.
    (gezegen,27.10.2007 00:27 )
  2. ''ne kendi etti rahat, ne alme verdi huzur
    çekildi gitti dünyadan, dayansın ehli kubur..'' dizelerini anımsatan söz.

    (ebu zer,8.11.2007 22:01 )
  3. çok ağır bir söz bu. ne olursa olsun, ölen bir kişi için söylenmemesi gerektiğini düşünüyorum.
    (ventola,17.4.2008 13:30 )
  4. yeryüzünde insani ilişkileri pek iyi olmayan, cevresiyle arası iyi olmayan, açıkcası sevilmeyen insanlar için ölürken söylenen söz.
    (demir65,17.4.2008 16:33 )
  5. biz ufakken söylenen yalanlardan biri. neymiş? atatürk ölünce toprak onu kabul etmemişmiş. neymiş ? adile naşit'i gömmek istemişler de toprak izin vermemişmiş. neymiş? top oynamak hz. hüseyin'in kafasını yuvarlamak demekmişmiş.

    ne acınılası bir surum. ama asıl acınılası durum; bu yalanların bizim çocukluğumuz bitince bitmemeleri... bazıları bu yalanları de beraberlerinde büyüttüler. sakladılar ceplerinde bu yalanları. atmaya kıyamadılar. çünkü inanacak doğruları yoktu. veya doğrulara inanacak cesaretleri. şimdi bile bu yalanları ceplerinde saklayan eski çocuk bünyeli yeni çocuk zihinliler ceplerinden çıkarıp bu yalanları birbirlerine söyleyip dururlar.

    annem küçükken "derew ne bêje. tê çavê te kor be!" derdi. inanmıştım o zamanlar. inanmakla kalmamış bütün körlerin zamanında annelerine yalan söylemiş insanlar olduğunu sanmıştım. insanlar düşünmez çocuklarının da düşünme yeteneklerinin olduğunu, kendisine söylenen bir sözden başka anlamlar da çıkarabileceğini, yepyeni teoriler türetebileceğini. benim her körü yalan söylemiş bir insan sanmam gibi mesela.

    küçükken söylediler bize "atatürk'ü gömdüler ama toprak kabul etmedi onu, beton bir mezarda yatıyor şimdi. mezarında ateşler yanıyor şimdi" diye. biz o sözü olduğu gibi mi aldık? ne yazık ki hayır. kafamızda binlerce kez daha büyüttük. öylesine nefret ettik ki atatürk'ten. nefretle dolduk, kitaplarımızın ilk sayfalarındaki atatürk resimlerini karaladık, atatürke yazılmış şiirlerin sayfalarını yırtıp yaktık, andımızı okurken atatürk'e küfrettik...

    taraf gazetesinde bir yazı vardı bugün. son sayfada. afrika'da sakat doğan, ikiz veya üçüz doğan çocukların uğursuzluk getirdiğine inanılıp öldürülmeleri ile ilgili.

    ne farkımız var bizim onlardan. onlar çocuklarını fiziksel olarak öldürüyor. biz çocuklarımızı zihinsel olarak, duygusal olarak öldürüyoruz... herneyse.. sinirleniyorum yazdıkça.

    (serwette,17.4.2008 17:31 ~ )